Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş

Seni tekrar görmeliyim,neden biliyor musun? İnan ben bilmiyorum,belki de gülüşünü özledim
veya gözlerinin acıtan bakışını,belki de beni özledim,sende anlam kazanan,ve dudaklarında başlayıp, damarlarında son bulan yolculukları özledim...Evet sanırım seni görmeliyim, belki göz bebeklerimin ihtiyacı yoktur buna, alışmışsa da onlar yokluğuna ben alışamadım sensiz tadı çıkmayan siyah beyaz Türk filmlerinin karşısında uyuklamaya...Seni görmem lazım bundan eminim,elime ne geçecek diye düşünmeden,tekrar sevip sevmeyeceğini önemsemeden yada hiç sevdin mi diye içerlemeden...Görüp de ne olacak bilmiyorum,belki gecenin bir işkencesidir bu bana,sensizliğe alışmışken ne gerek varsa,ama ben seni görmek istiyorum... Konuşmadan bakmak sana,dokunmadan seyretmek,belki yemek yiyişini,belki de gülümsemeni izlemek,matine yada suare hiç fark etmez ben zaten geçerken uğradım çok fazla kalmam merak etme demeden sadece seni kazımak istiyorum bir kez daha göz kapaklarıma ki her kapadığımda seni göreyim,hatta gün gelip de sonsuzluğa daldığımda da sen oyna yine göz kapaklarımda başrol olmasın sorun değil en azından birkaç karede görün yeter bana...Seni görmek istiyorum,neden inan bilmiyorum, belki eskitebilmek için kalbimdeki seni,belki yenileyebilmek için sendeki beni belki de görmek için bitip bitmediğini...  Seni tekrar görmeliyim............

Yorum (yok) Yorum yaz!

Seni Sevmem için daha çook sebebim var benim!

Dolmuştu zamanın.

Yüreğimdeki kum saatini,o göz açıp kapayıncaya kadar geçen “sen”den,sanki asırlarca tükenmek bilmeyen“sensizliğe”tersyüz ederek gittin. Buluştuğumuzda, hayattan çaldığımız binlerce “an”ı “anı”ya dönüştürerek…

O binlerce anın her birinde,odanın içinde,varlığına yıllardır aşina olduğum hissiyle seni izlemek,sonsuzluktaki ümitlerimize doğru akıp giden düş bulutlarında şekillenen her sözünü,yüreğimde senin için büyüttüğüm şiire mısra yapıp eklemekti seni sevmek…

Sevmek, hayatına tanıklık etmekti benim için…Sabahları,uykundaki o en masum halini düşünerek kilometreler ötesinden öpücüklere boğmaktı seni…

Yıllardır sanki sadece senin için sakladığım bedenimi,en ufak bir tereddüt duymadan ve beklentisiz bir sarhoşlukla sana sunmaktı…

Seni sevmek, aşkın uğruna ama senden habersiz, başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp o kentte içimde sen ve alabildiğine birbaşınalığım ve kimsesizliğimle birbiri ardına uykusuz geceler geçirmekti…

Seni sevmek,o gecelerde,yalnızlığın soğuk kollarından sıyrılıp, nefes alabilmek için,kendimi dışarı atmak, sokak sokak, cadde cadde dolaşıp dinlediğim şarkılarda seni yaşamaktı…

Düştüğün ikilemlerde yittiğini anladığımda senin için senden geçmeye, seni sahiplenmemeye, adını taşıyacak başka kollara göndermeye kanaya kanaya razı olmaktı seni sevmek…

Seni sevmek, bu kentin soluk ışıkları ruhumu ısırırken, aynı gecenin yıldızları altında seni deliler gibi özlemekti… O gecelerin sabahlarında ise sonu gelmez tartışmalarda kalbimi kırmana rağmen, ertesi gün bir şizofren gibi, hiçbir şey olmamış gibi tekrar seni sevmeye koyulmaktı… ve seni hep bu bumerang hallerimle şaşırtmaktı…

Öfke nöbetlerine kapılıp bana bile yabancı gelen, hiç tanımadığım bir sesle sana bağırmak, haykırmak, ağlamak,sonra pişmanlıkla affedip tutkuyla sana tekrar sarılmaktı seni sevmek…

“Artık yeter, dayanamıyorum” dediğim anlarda, kullandığın deodorantları koklamak, o kokulardan medet umarak seni yanımda hissetmeye çabalamaktı seni sevmek…

Seni sevmek fırtınalarında sürüklenmek, korkularının, yaralı geçmişinin, savruk benliğinin dalgalarında seni kaybedip kaybedip yeniden bulmaktı.

Çünkü seni sevmek direnmekti sevgili…Bu hayatın hoyratlığına ve senin için inanmadığın, yaşadığın hayalkırıklıklarıyla varlığını yadsıdığın o aşk duygusunun gerçekliğinin canlı ispatı olmaya direnmekti… kalbine inançla aşk tohumları ekmekti seni sevmek…

Seni sevmek daha pek çok şey demekti…

 

Yorum (yok) Yorum yaz!